ANA SAYFA

Spor Aletleri Hentbol Federasyonu Zayıflama yöntemleri Spor aletleri fiyatları Mide hastalıkları Migren Migren Oyunlar Forex Altın Forex Sigorta Top oyunları

Yazarlar

Başkan

Başkan'dan Yazılar


Konuk Yazarlar

Konuk yazarlarımızdan yazılar


İnce Oto Galeri



Doğruluk Mobilya


Hava Durumu

Gökdere Köyü

gokderegenel.jpg

En büyük talihsizliğimiz ya da eksikliğimiz yazılı belge bırakma acizliğimizdir. Bu tembellik bize atadan yadigâr kalmış gibidir. Bir yıla yakın bir süredir oluşturulan web sayfamıza tarihimizle ilgili yazıyı ancak yazabildik.

Belirttiğimiz gibi yazılı hatta sözlü belge bırakma eksikliğimizi bu araştırma sırasında daha ciddi bir şekilde fark ettik. Koskocaman bir bölgenin tarihini aydınlatabilecek iki satır yazıya bile ulaşamadık. Kılı kırk yararak ulaşabildiğimiz kırıntı şeklindeki bilgileri bir araya getirerek bu kısacık yazıyı yazabildik. Beklentimiz elinde bilgi-belge olanın bize ulaştırması ve sayfamıza katkı sunmasıdır.

Başta da dile getirdiğimiz gibi yöremizin tarihi ile ilgili bilgiler gerçekten çok sınırlıdır. Bu anlamda yaşlı insanlarımızdan ve son dönemde Palu ile ilgili yazılan kitaplardan derlediğimiz kadarıyla şu bilgileri aktarmak mümkün.

Gökdere (Erdürek) kuruluşu ile ilgili iç içe geçen iki farklı görüş ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi yörenin ilk sakinlerinin gayr-i Müslim olduğu;  ikinci görüşe göre ise ilk sakinlerinin Acemler (İranlılar) olduğu. Ancak bizim gördüğümüz bu iddiaların iç içe geçtiği. Rivayete göre; Palu Bey ‘i Kara Cemşit’tin yörenin fethi için Koç Mehmet’i görevlendirdiği,  Koç Mehmet’inde bu görevi onurla kabul etmesiydi.

Koç Mehmet ile ilgili şu rivayet nakledilmektedir.15.yy.da bölgeden hüküm süren iki tane gayr-i Müslim hâkim(hükümdar) olduğu, bunlardan birinin Gökdere(Erdürek) Tennur dağında (kılkara- bori), diğerinin Gemtepe(Ğedmem) Çirdin Tepesi (kıl çirdin)’ de ikamet ettiğidir.

Koç Mehmet önce Tennur dağındaki hâkimin(hükümdarın)üzerine giderek onu mağlup edip, ortadan kaldırmış ve hâkimiyetine son vermiştir. Tennur Dağı’ndaki hâkiminin(hükümdarın) ortadan kaldırıldığını haber alan Çirdin Tepesindeki hükümdar’da yöreyi terk etmiştir. Böylece bölge Koç Mehmet tarafından fethedilmiştir.

Gayr-i Müslimler bölgeden çıkarılınca onlardan boşalan boşluğu Acemlerin gelip doldurduğu rivayet edilmektedir. Ancak burada çelişkili bir durum söz konusudur. Normalde olması gereken Koç Mehmet taraftarlarının bölgeye yerleşmesidir. Ancak böyle olmamıştır. Bu durum şöyle izah edilebilir: Palu 1495 yılında Kara Cemşit tarafından Akkoyunlu Devleti’nden alınmıştır. Muhtemelen bu dönemde Gökdere de alınmıştır. Ancak;16.yy başlarından sonra Palu ve çevresinin Safeviler (Şah İsmail)’in hâkimiyetine geçmiştir. Palu ve çevresi 1517’de Yavuz Sultan Selim’in (2.Selim) Çaldıran Seferi sırasında yeniden Palu Beyleri’nin (Kara Cemşit Bey’in) kontrolüne geçmiştir. Govdere (Gökdere) bölgesinin de bu siyasi gelişmelere göre el değiştirdiğine inanıyoruz.

Diğer bir iddiaya göre de şiddetli bir deprem olduğu ve bu depremden sonra yöre sakinlerinin Govdere’yi terk ettiğidir.(Ancak; bu depremin tarihi tespit edilememiştir.)Depremden sonra da günümüzde bölgede yaşayanların atalarının gelip yerleştiği görüşü hâkimdir.

 Govdere(Gökdere) mıntıkasında bulunan: Gökdere(Erdürek),Ziver (Akbulut),Gemtepe(Ğermen), Atik (Hatek)  köyleri Hacı Aşireti’ne mensupturlar. Hacı Aşireti’nin de 1445–1450 yılları arasında Siverek’ten gelip Gökdere (Govdere)’ye yerleştiği, bir rivayete göre de Adıyaman Gerger’den geldiği şeklindedir. Ancak; ikinci görüşün Govdere de daha kabul edilir olduğunu belirtebiliriz.

Büyük-Küçük Çaltı (Ğeylan) köyleri de Diyarbakır Eğil’den gelenler tarafından kurulmuştur. Yörede hâkim yerleşme yerinin uzun süre Hatek olduğu belirtilmektedir. Hatta buranın bir kent olduğu iddia edilmektedir. Buna karşın Cumhuriyet’in ilanından sonra Gökdere(Erdürek) daha merkezi bir konum kazanmaya başlamış, nihayet 1927’de nahiye yapılmış ve 37 köy bağlanmıştır.

Yazıyı bitirmeden şunu da belirtmekte fayda var: Bugün hala varlığını sürdüren Erdürek (Gökdere)’de ki çeşme tarihi bir nitelik taşımaktadır. Bu çeşmenin de Acemlerden kaldığı sıkça dile getirilmektedir.(Bu durumda yukarıda belirttiğimiz siyasi gelişmelere bir kanıt olmaktadır.)     

DERLEYEN: Fuat KOÇ 12.11.2006
KAYNAK: Feyzullah DEMİRTAŞ: Mirdasi Hükümdarları, Palu ve Eğin Hükümetleri ve Çermik

 2- GÖKDERE KÖYÜ TARİHÇESİ:

Resmi bir kaydı olmamakla birlikte, GÖKDERE (Ardurêk) çok eski tarihi bir köydür.  Aynı zamanda bu havzada (halk arasında govdere havzası olarak algılanan bölgede) söz sahibi, çevre köylere sürekli yol gösterici olmuş. Diğer bir tabirle bu coğrafyada gelişen bir hadise veya olumsuzluk Gökdere aşireti devreye girdiği vakit orada sulh olurdu. Tarihsel yapısı ve yerleşim anlamında bu köy m.ö. ki yıllara dayandığı söylenilir.

Birçok medeniyetlerin istilasına uğradığı gibi, bununla beraber birçok değişik medeniyetlere de yerleşim anlamında ev sahipliği yapmıştır. Köy yakınlarında ve çevresinde zamam zaman değişik nedenlerle yapılan kazılarda birçok yerde eski yapılara medeniyetlere ait eşya ve yapı kalıntılarına rastlanılmıştır. Kıldız Dağı ve Kara-Bulli dağları buna örnektir.

Bu iki tepe yerleşim alanından ziyade, Korunma ve düşman istilasına veya her hangi bir tehlike veya saldırı karşısında çabuk haber alma, işbirliği yaptıkları diğer beyliklere veya hükümdarlara haber verme gibi işaret ve haber(iletişim) kurma amaçlı yerlerdir. Hepimiz biliyoruz ki Eskiden telekomünikasyonun gelişemediği dönemlerde askeriye veya akın birlikleri ateş yakarak işaretleşirlerdi.

Örneğin: Kıl-dız tepesi doğu-batı istikametinde olup her iki taraftan alınan bir işareti yansıtacak bir konumdadır. Doğudan gelen bir işareti mesela Bingöl-Genç tepesinden gördüğü bir işareti(Ateş Yakma) hemen Kara-bulli tepesine, buradan Palu kalesine, Buradan Haşim bey tepesine, oradan Elazığ Harput kalesine bu sinyal verilebiliniyor.

Köy çok eski bir yerleşim yeridir. Sonradan kurulan bir köy değil. Anlatılan ve güçlü olan kanı Şu: Mevcut gökdere köyüne Koç Mehmet, Hüseyin ve Kasım olmak üzere bu üç kardeşin gelip yerleşmesiyle ve burada daha önceden yaşayan mevcut halkın üzerinde kurulan tahakküm sonrası yerleşik hayata geçilmiş ve bugünkü nesle kadar devam ede gelmiş. Bu üç kardeşte Aslen ADIYAMANIN GERGER bölgesinden geldikleri anlatılır. Hatta anlatılır ki bunların bir kolu Urfa daki bucak aşiretine dayandığı söylenir.

Zamanla bu üç kardeş Palu bölgesine gelerek Palu Beglerinden olan Karacimşit aşireti’ yle karşılaşırlar ve bir süre sonra buradaki beylik bunlara Gökdere taraflarına gidip yerleşmelerini önerilir ve bunun üzerine bu bölgeye gidilir.

Belirli bir süre sonra bu üç kardeşten KOÇ MEHMET GÖKDERE merkezde yerleşmiş ve Bingöl’e taraf olan güzergâhtaki bütün bölgeyi kendi tahakkümü altında tutmuş.

Hüseyin Bey ise Bugünkü Dersim tarafına gidim orda yerleşmiş ve ta Erzurum’a dayanan bölgelere kadar zamanla yerleşmiş ve yayılmışlardır. Hatta şimdi, hala halk arasında bu dersim tarafında yaşayan halka “deza maye “ (Amca çocukları) diye hitap ederler.

Kasım Bey ise bugünkü “kasmunic” olarak Adlandırılan ve birçok köye sahip olan ve geniş bir eşirdir. Bunlarda gökdere deki lerle aslında amca çocuklarıdırlar. Eski adıyla Kasmun Köyü ismini buradan alır.

Anlatılan ve genel kanı olarak; Gökdere de 3(üç)Ayak üzerinden anlatımda yerini bulmuştur. Bunlar: 1. Ayak; Tekun,2. ayak; Baroğun ve 3. Ayak ise Kuerğun olmak üzere bu üçayaktan teşekkül olduğu söylenir.

Gökdere merkez köy olarak, bugün mevcut olan bölgeden daha fazla bir alana ve köy sayısının daha çok olduğu bir havzaya sahipti ve Buralarda sözü geçerliydi. Gelişen bir hadise olduğu vakit arabulucu olduğunda o dava orada biterdi. Cumhuriyet döneminde nahiye müdürlüğü döneminde ise buraların vergileri gökdere nahiye müdürlüğünce toplanılırdı. Bu köyler; bugün Bingöl iline bağlı olup ve eski ismiyle, SEFARE, KOZİYAREK, KIRU, MIRiE, MİYALUN, MUŞİYEK, GOÇİNEK, TEYAREK. 

Yine şu anda Elazığ Kovancılar - ilçesine bağlı olan eski isimleriyle; AŞAĞI YUKARI MİRAHMED, OĞÇİYAN, HOR, KILIĞ, GOLA, SEFARE, NASRUN. KASMUN gibi birçok köy yine Gökdere coğrafyasında yer alırdı göç alıp verilmiş ve bunların vergileri gökdere nahiye müdürlüğünce toplatılırdı. Mevcut köylerle birlikte tam 40 tane köy Gökdereye bağlıydı ve bunlarda kendini Gökdereli olarak görürlerdi. Cumhuriyet döneminde bütün bu köylerden vergiyi devlet adına Gökdere deki tahsildar toplardı.

Köy; civar köylerden aldığı göçler (kan davaları nedeniyle oluşan göçler) vb yerleşim sonucu oluşmuş ve yapısını bu şekilde daimileştirmiş. Aynı zamanda birçok kabilelerin yerleşimi sonucu bütünleşen bir köydür. Sade ve çekirdek bir köy değil.  Bu köy halkı ve kabileleri hakında çok değişik rivayetler ve anlatımlar vardır.

En tutarlı ve kabul gören kanı ise köyün asıl yerlisi ise ilk olarak bu tarih ne zamandır kesin bilinmez ancak söylenen şu ki; iki kardeş olan İsmail ile Yusuf oldukları söylenir. Halk arasında bunlara vısfun ile ismalun, derler. Ancak zamanla bu soylar değişik sebeplerle,(kız alıp-verme, kan davaları, ekonomik vs) nedenlerle erimişler ve değişik köylerden göç almışlardır. Bunlara da halk arasında Barğu olarak anılırlar. Şu anda bu kabile ise köyün çoğunluğu temsil eder. Ancak zamanla kaynaşmalar sonrası (kız alıp –vermeler kirvelik vs önemli etkenler nedeniyle) köyde bir bütünlük sağlanmıştır.

Gökdere havzasında şuanda yer alan köyler.

Gökdere merkezin; Doğusunda, Ziver (Akbulut). Kuzey Batısında, Haylan-ı cir ve Haylan-ı cor (Büyük-Küçük Çaltı). Zoğpa (Beydoğan), Hatek (Atik), Ğedmem (Gemtepe), Kuzeyinde; Parsiyan (Kırkbulak),Tüy, Kuzey Batısında ise Kileban (Köklüce), Güneyinde ise Murat nehri ve eteğinde Akdağ silsilesi ve Ekrek (Burgudere)köyü yer alır (Burgurdere, Gökdere havzasında yer almaz.). Gökdere merkez‘e bağlı üç tane de mezrası var. Harkulan (sivrikaya), Rezan (payam) ve Kılıçvare(burada kimse yaşamıyor) olmak üzere toplam 10 muhtarlıktan ibarettir.

Cumhuriyet dönemi öncesi sancak mahiyetinde olan Gökdere cumhuriyet döneminde nahiye olarak unvan aldı. Köyü Nahiye müdürü ve muhtar idare ederdi. 1970’li yıllardan sonra ise sadece muhtarlık olarak idare edilmeye başlandı. O Tarihlere kadar köyde halk evi mevcuttu. Ancak şu anda yok.

ÖNEMLİ NOT: Kaleme alınmış olan bu köy tarihçesi her hangi bir yazılı veya bilimsen kaynaktan aktarım değildir. Tamamen halk arasında söylenen ve köyün ileri gelen kişilerince ve de yaşlıların anlatımına dayalı olarak kaleme alınmıştır. Bu konu da birikimi veya çalışması olan her Gökdereli veya bilirkişi bilgilerini bizimle paylaşabilir.

(Derleyen ve Araştırma sonucu Kaleme alan: ŞAHABETTİN ARSLAN )

COĞRAFİ KONUMU VE EKONOMİ:

Gökdere köyü: Elazığ İli-Palu ilçesine bağlı ve ilçenin doğusunda yer alır. Dağlık bir köydür. Arazisi sulak olup verimli toprağa sahiptir.Geçim kaynağı hayvancılık ve tarım dır.Ancak bu kaynaklar ticari olmaktan ziyade geçim ihtiyaçlıdır.

Dağın yamacına kurulu olan köy çok sağlam bir zemine sahiptir. Örneğin Resathane verilerine göre 1. deprem bölgesinde yer almasına rağmen şu ana kadar deprem nedeniyle ölen olmamıştır. Bingöl ve Palu depremleride dâhil. Köyün üst kısmında yer alan (puhun) dediğimiz yerde büyük bir platosu var. Yine köyün doğusu, batısı ve güneyinde sulak arazisi var. Köy arazisinin tam ortasından büyük bir çay geçer ve bu çay murat nehrini dik keser. Zaman la bu çay, arazinin büyük kısmını yok etmiştir, hala devam ediyor.

Köyde tarım ürünü olarak; alınan mahsuller; Buğday, tütün, üzüm, sebze ve meyveciliktir. Tarım ekim-biçimi ise çok yakın zamana kadar ilkel araçlarla yapılırdı. Yeni yeni traktörler ve patos gibi araçlardan faydalanmaya başlanmıştır. Sulama arıkları ise köylülerin kendi gücüyle ilkbaharda su kanalları açılır ve kanallardan alınan çay suyu ile araziler sulanılır. Kışın yağan yağmur ve kar sonrası bütün emek boşa gider. İlkbaharda yeniden sil baştan çalışmalar devam eder. Arazinin sulamaları bu şekilde yapılır. DSİ bu konuda her hangi bir çalışma yapmamıştır ve hiçbir projeleri de yoktur. Yapılan müracaatlara rağmen.

ULAŞIM

Köyün ulaşımı eskiden beri DDY ile sağlanırdı. Son dönemlerde demiryolları da doğru dürüst işlemiyor. Durak ile köy arası yaya olarak yaklaşık 45 dakika sürer.

1970 yıllarında Gökdere karayolu olarak Karayolları ağına alınarak çok büyük ve ciddi bir çalışma yapıldı. Kovancılar güzergâhı üzerinde Hoşmat –Gökdere arasında yapılan bu yol, toprak yol olarak kaldı. Bazı küçük derelerin önlerinde köprüler yapıldı. Büyük köprüler yapılmadı. Yolun stabilize çalışması yapılmadı. 1980 yılları sonrası çalışmalar yeterince yapılmadığından dolayı, köy yolu hep toprak yol olarak kaldı. Son 16 yıla yakın süredir ki hiçbir çalışma yapılmadı. Ancak arada bir dozer veya kıreder tek bıçak ağzı ile düzeltme yapılırdı.

İşin garip tarafı 1989 yıllarında yolun güzergâhı tamamen değişmiş ve yol Palu-Beyhan-Gökdere güzergâhına alınıyor ki kimsenin haberi yok.(Köy halkı adına söylüyorum) “2003 yılı Ağustos ayın da derneğimizce yapılan çalışma sonrası yolun kime ait olduğu netleştirildi. Mevcut yolun (Palu-Beyhan-Gökdere) güzergâhı TCK yollarına ve Hoşmat –Gökdere güzergâhı ise Köy Hizmetlerine  (Köye Hizmet Götürme Birliği) ait olduğu tespiti yapılarak çalışmalara başlatılmıştır.

2006 yılında ise Palu Kaymakamlığınca (Köye Hizmet Götürme Birliği)ciddi bir çalışmanın yapılacağı ve de stabilize yapılacağı sözü verildi. Şu anda çalışmalar devam ediyor.

Evlerde su, elektrik, Telefon var. Kanalizasyon yok.

KÜLTÜR, SOSYAL YAPI VE NUFUS

Coğrafi bölge olarak her ne kadar resmiyette Elazığ il sınırında görünse de Folklor ve yerel giyim- kuşam ve yaşam kültürü Bingöl kültürü ile örtüşüyor. Örneğin Gökdere merkeze bağlı  olan Büyük ve Küçük Çaltı (Haylan) Kökenli köylülerin çok büyük bir kolu BİNGÖL’DE yaşarlar ve BİNGÖL’E bağlı eski ismiyle “Ğazik” köyü hemen hemen bu köylülerden oluşur. Bütün bu coğrafyadaki insanlar Türkçenin Dışında Yerel dilleri olan ZAZA’ca konuşurlar. Onun için kültürel anlamda, töre ve gelenek anlamında aynı ve örtüşürler.

Kadının yeri halk arasında ağırdır ve saygındır. Eskiden hanım ağalar vardı. Bu hanım ağalar davalara veya değişik durumlarda anlaşmazlıklarda arabulucu olurlar ve hatta kan davalarında aracı olur ve sulhu sağlardı.

Dini inanç olarak; Müslüman, suni ve Şafii mezhebine tabidirler. Eskiden Osmanlı ve cumhuriyet dönemin ilk yıllarında medrese eğitimi verilirdi. Şu anda köyde kuran-kursu yok. Dini anlamda yetişmiş ve müderris derecesinde olan çok değerli âlimlerimiz yetişmiştir. Bunlardan molla Mustafa koç, molla Mehmet Acar, molla Mehmet Görgöze,

Köyün içinde ve çevresinde çok sayıda ziyaretler ve türbeler vardır. Bunlardan Pirık sofarun, Şeyh Ahmet, Şeyh Alaadin, Şeyh Avdullah vb inanç esaslı iç turizme neden olmuşlardır.

Nüfus: Köyde şu anda 120 hane mevcuttur. Ortalama 500 ün üzerinde nüfus yaşıyor. Çevre köylerle birlikte yaklaşık 2100 küsur nüfus yaşıyor. Yaz dönemlerinde yani baharla birlikte bütün bölgede yaşayan nüfus yaklaşık iki katına çıkıyor.

Sadece merkez olarak GÖKDERE(Ardurek) li olan nüfusun dağılımı şöyledir. Bu rakamlar net değil ancak gerçeğe çok yakındır. ELAZIĞ da 670 hane, DİYARBAKIRDA da 38 hane, MALATYADA 40, BURSA DA 20, İSTANBUL DA 25 ve diğer iller ile yurt dışında da olmak üzere yaklaşık 150 ye yakın hane mevcuttur. Toplam olarak dünya genelinde Gökdereli olarak yaşayan 1000 küsur hane mevcuttur. Bunu ortalama 5 ile çarptığımızda 5000 küsur Gökdereli nüfus mevcuttur.

EĞİTİM VE SAĞLIK

EĞİTİM; Köyde okul açık. Ancak, İlköğretim Okulu olarak değil eski sistemde olduğu gibi ilk 5 sınıf açık ve buda birleştirilmiş sınıflar olarak yürütülüyor. Şu anda köyde 2 tane öğretmen var. İkiside kendi köylümüz. Biri kadrolu biride ücretlidir.

Beşinci sınıfı bitiren öğrencilerimiz 6.7.8. sınıflardan mahrumdurlar. Çünkü okuyamıyorlar ve dolayısıyla diploma alamıyorlar. Palu merkezde mevcut olan YİBO Okulu ise tercih edilmiyor. Çünkü kız çocuklar yatılı okumak istemiyor ve aile buna razı değil. Oysa köyde açılacak 8 yıllık ve taşımalı okul ise tüm çevre köylerin çocuklarına cevap verir.

2005–2006 yılında buna çözüm bulunacağına dair ilgili müdürler ve mülki amirler, hatta siyasiler söz verdiler. Bekliyoruz.

1979 yılında köyde ortaokul açılmıştı. 2.5 yıl sürdü. Ancak öğrenci yetersizliği mazeretiyle kapandı.(1981)

SAĞLIK: Gökdere merkez de çok eskiden beri sağlık ocağı var. Şu anda hizmet vermiyor ve kapalıdır. Hatta sağlık evi statüsüne indirilmiş.

Sağlık ocağı tam teşekküllü binası ve dört adette lojmanı ile birlikte mevcut ve de restore edilmiş tamiratı yapılmış ve hizmete hazır. Bina olarak eksikliği yok. Ancak iç donanım (araç-gereç) ve personel yok.

GÜVENLİK: Köyde çok eskiden beri (cumhuriyet dönemi ile) Karakol mevcuttur ve güvenliği ve asayişi jandarma sağlar.

Gökdere Köyü web sayfasıdır © 2009.